Erkam bin,erkam bin ebil erkam,ilahiler,kasideler,dini videolar,islami vedeo,dini video,dini resim,islami resim,dini avatar,islami avatar,kabe,mekke,allah,muhammed,islam

Ana Sayfa

Arşiv

Foruma Giriş

Esma ul Husna

Kur'an Meali

Kur'an Mp3

Peygamberler

Sahabeler

Dinimi Öğreniyorum

Abdest

Gusül Abdesti

Namaz

Namaz Sureleri

Dualar

32 Farz

54 Farz


İlahiler Ve Ezgiler

İlahi Klipler

Ahmet Mahmut Ünlü

Dursun Ali Erzincanlı

Minik Dualar Grubu

Timurtaş Uçar

Ertuğrul Erkişi

Sorularla İslamiyet

Çizgi Filmler

Komik Videolar

Dini Resim ve Avatar

Msn İfadeleri

İbretlik Resimler

Kutsal Emanetler

Ramazan Ekartları

Osmanlı Giysileri

Hareketli Resimler

araba Resimleri

Komik Resimler

Furkan Forum

Yolcu Forum

Ana Sayfa

Site Yönlendirme Kodu

Arkaplan Kodları

Ayıraç Kodları

Fare İmleçleri

Html Renk Kodları

Download

Flash Oyunlar

YAHUDİLER HAKLI OLARAK GÖZÜKMEKTE....SİZCE‏

MÜSLÜMANLARIN BOYKOT ZAFERİ...

İlginç ! AMA Gerçek OKUYUN (Biraz Düşünelim sadece)

Bir Amin demeyi canı gönülden YAŞARCASINA Çok Görmeyin Sadece 5

Filistin Başbakanı Heniyye

Mutluluk Yolu İslam

Menkıbe: Bir Damla Su!...

Efendimizden insanlar için 20 altın tavsiye

Hakkını helal etsin

"Beş şey vardır ki..."

Bazı sözler insanı uçuruma götürür!

HAYAT KURTARMAK

Çocuklarımız ve İbadet

BAYRAMDA NELER YAPMAK LAZIM:

BAYRAM MESAJLARI

FITRE VERMENIN ONEMI

TAHAVI AKAIDI

ALLAH İÇİN SEVGİ

ORGANLAR DA KONUŞUR

AHKAM-I ORUC

Lütfen okur musunuz

Telefonunuzla Neler Yapabileceğinizi Biliyor musunuz?

Mahmud efendi hazretlerinden hikmetli sözler

Orucu bozan ve bozmayan durumlar

2007 Senesi, "İstanbul / İstanbul / Türkiye" için İmsâkiye


 

KIYÂMET


Kalkmak, dikilmek, ayaklanmak, doğrulmak ve dirilmek. İslam inancında, evrenin düzeninin bozulması, her şeyin altüst olarak yok olması ile ölen tüm insanların yeniden dirilerek ayağa kalkması olayını dile getirir. Bu olay Kur'an'da çok çeşitli isimlerle anılır.

Bunların başlıcaları Yevmü'l-Kıyâme (Kalkış, Diriliş Günü), el-Saa (Saat), Yevmü'l-Âhir (Son Gün), el-Âhire (Gelecek Hayat), Yevmü'd-Din (Ceza Günü), Yevmü'l-Hesap (Hesap Günü), Yevmü'l-Fası (Karar Günü), Yevmü'l-Cem (Toplanma Günü), Yevmü'l-Hulud (Sonsuzluk, Sonsuzlaşma Günü), Yevmü'l-Ba's (Diriliş Günü), Yevmü'l-Haşre (Pişmanlık Günü), Yevmü't-Teğabün (Kusurların Ortaya Çıktığı Gün), el-Karia (Şaşırtan Felâket), en-Naşiye (İnsanı Dehşete Düşüren Felâket), et-Tamme (Herşeyi Kuşatan Felâket), el-Hakka (Büyük Hakikat) ve el-Vakıa (Büyük Olay)'dır. Bu isimler Kıyamet'in oluş biçimi ve sonuçlarına ilişkin çeşitli nitelik ve yönlerini açığa çıkarmakta, tanımlamaktadır.

Kıyâmet, Allah inancından sonra İslâm'ın ikinci temel inancı olan Âhiret hayatının ilk aşamasını oluşturur. Genel bir yok oluş ve yeniden dirilişle birlikte gelişecek Haşr, Hesap, Mizan, Cennet ve Cehennem gibi olaylar hep Kıyâmet gününün gündem içindedir. Bu nedenle Âhiret inancı, Kıyâmet ve onunla birlikte gelecek olaylara inançtan başka birşey değildir. Bu büyük önemi yüzünden Kur'an Kıyâmet olayım sık sık hatırlatır, zaman zaman da bir korkutma, uyarma öğesi olarak kullanır. Kıyamet kesin olarak gerçekleşecek (el-Hicr, 15/85), şüphe götürmeyen bir olaydır (el-Hac, 22,7). Alametleri belirmiş (Muhammed, 47/18), yaklaşmıştır (el-Kamer, 54/1). Ancak bir göz kırpması gibi ya da daha yakındır (en-, Nahl, 16,77). Kâfirler bu günden devamı, bir şüphe içinde kalırlar (el-Hac. 22/55), yalanlarlar (el-Furkan 25/11). Onun ağırlığına ne gökler, ne de yer dayanabilir, ansızın gelir (el-A'raf, 7/187). Sarsıntısı korkunç bir şeydir (el-Hac, 22/1). Belalı ve acı bir Saat'tır (el-Kamer, 54/46). Yalanlayanlar için çılgın bir ateş hazırlanmıştır (Furkan, 25/11).

Kur'an, Kıyâmet olayının kesinliğini, yakınlığını bildirdiği, hatta oluş biçimine ilişkin tasvirler verdiği halde zamanı konusunda bir açıklama yapmaz. Kıyâmet doğrudan doğruya Allah'ın dilemesine bağlı bir olaydır ve O'ndan başka hiç kimsenin bu konuda bir bilgisi yoktur. Kur'an, "Kıyâmet saatinin bilgisi şüphesiz Allah katındadır" (Lokman, 31/34) gibi âyetlerle Kıyâmet'in zamanının hiç kimse tarafından bilinemeyeceğini belirttikten sonra, bu konuda sorulan soruları şöyle cevaplar: "De ki: 'Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz" (el-A'raf, 7/187). "Kıyâmet'in ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Senin neyine gerek onun zamanını bildirmek. Onun nihayeti ancak Rabbine aittir" (en-Nâziât, 79/42-44). Cibril Hadisi olarak ünlü hadiste, Hz. Peygamber (s.a.s) Hz. Cebrâil'in bu konudaki sorusunu "Soruları sorandan daha bilgili değildir." diye cevaplayarak kendisinin de kıyâmet'in zamanına ilişkin bir bilgiye sahip olmadığını açıklamıştır (Buhârî, İmân, 37).

Kur'an kıyâmet'in oluş biçimine ilişkin ayrıntılı ve dehşet verici tablolar çizer. Buna göre Kıyâmet "Sur'a üflenince" (ez-Zümer, 39/68) başlayacak, kulakları sağır edecek bir ses ve korkunç bir sarsıntı nedeniyle emzikli kadınlar kucaklarındaki çocukları unutacak, hamile kadınlar bebeklerini düşürecek, insanlar sarhoş gibi olacaklardır (el-Hac, 22/1-2). Gök, erimiş maden gibi, dağlar atılmış yün gibi olacak, kimse dostunu soramayacaktır (el-Meâric, 70/8-10). Gök yarılacak, yıldızlar dağılıp dökülecek, denizler fışkıracak, kabirler altüst edilecektir (el-İnfitâr, 82/1-5). Gözler dehşetten kamaşacak, ay tutulacak, güneş ve ay kararacak, insanlar kaçacak sığınacak bir yer bulamayacaktır (el-Kıyame, 75/6-12). Dehşetten on aylık gebe develer bile salıverilecek, yabani hayvanlar bir araya toplanacak, denizler kaynatılacak, nefisler çiftleşecek, gök sıyrılıp düşecek, Cehennem alevlendirilecek, Cennet yakınlaştırılacaktır (el-Tekvir, 81/1-13).

Kıyâmet'in genel yok oluşu belirten bu ilk safhasını Sur'a ikinci kez üflenmesiyle ikinci safha izleyecek, tüm insanlar yeniden dirilerek ayağa kalkacaklardır (ez-Zümer, 39/68). Bu diriliş ve kalkışı (Bas') toplanma (Haşr)izleyecektir. Kur'an Kıyâmet'in bu ikinci safhasını da canlı tasvirlerle anlatır: O gün insanlar gözleri dönüp kararmış bir halde, öteye beriye yayılmış çekirgeler gibi kabirlerinden çıkacak ve davet edene koşacaklardır. Bu arada kâfirler "bu ne çetin gün" diyerek korkularını dile getireceklerdir (el-Kamer, 54/7-8). Muttaki kullar ise Allah'ın huzuruna elçiler olarak toplanacaklardır (Yûnus 10/45). 0 gün herkes kardeşinden, anasından babasından, eşinden ve oğlundan kaçacaktır. Çünkü her insan ancak kendi derdi ile uğraşacaktır. Mü'minlerin yüzleri parıl parıl parlayacak, gülecek ve sevinç içinde olacaklardır. Kâfir ve fâcirlerin yüzleri ise sanki toprak bürümüşçesine kapkara kesilecektir (Abese, 80/34-42). Tüm insanlar tabi oldukları önderlerle birlikte çağrılacak (el-İsra, 17/71), peygamberler ümmetlerine şahitlik etmek üzere toplanacak (el-Mürselat, 77/11), gök beyaz bulutlar halinde parçalanacak ve melekler bölük bölük ineceklerdir (el-Furkan, 25/25).

Yeniden diriliş, kalkış ve toplanışın ardından insânlara amel defterleri dağıtılacak, mizan kurularak sevap ve günahları tartılacak, hakedenler Cennet'e, müstahak olanlar geçici ya da süresiz olarak Cehennem'e gönderilecek; böylece sonsuz âhiret hayatı mutluluk ya da azabla başlayacaktır.

Kur'an ve Sünnet'ten kesin bir delile dayanmamakla birlikte müslümanlar arasında ölüme küçük Kıyâmet (kıyâmet-i suğra) denilmesi gelenekleşmiştir. Bazı bilginlere göre bu tanımlama, ölümün âhiret hayatına bir geçiş olmasına dayanılarak yapılmıştır. Kimi bilginler ise bu tanımlamanın Kur'an'a dayandığını öne sürmektedir. Bu bilginlere göre "Allah'a kavuş(up huzura çık)mayı yalan sayanlar, gerçekten ziyana uğradı(lar). Nihayet kendilerine ansızın Saat gelince, onlar (günah) yüklerini sırtlarına yüklenerek (gelirler ve): "Orada (hayatta iken), işlediğimiz büyük kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize! " derler..." (el-En'am, 6/31) ayetinde "Kıyâmet" anlamındaki "Saat" aynı zamanda ölümü de dile getirmektedir. Bu geleneğe göre gerçek kıyâmet, Kıyâmet-i Kübra (Büyük Kıyâmet) olarak anılır.

Küçük kıyâmet (ölüm) ile başlayan ve büyük kıyâmet'e kadar süren dönem Kabir Hayatı ya da Berzah olarak adlandırılır. Kabir Hayatı içinde Münker ve Nekir adlı meleklerin sorgusu ve ölünün mü'min ya da kâfir oluşuna göre mutluluk ya da azab vardır. Kabir Hayatı'na ilişkin bir hadisinde Hz. Peygamber (s.a.s) kabri ya Cennet bahçelerinden bir bahçe, ya da Cehennem çukurlarından bir çukur olarak nitelemiştir (Tirmizî, Kıyâmet, 26). Bir başka hadiste de Münker ve Nekir'in sorgusundan sonra ölünün nimetlendirildiği yada azaba uğratıldığı anlatılır. Buna göre Mü'minin mezarı yetmiş arşın genişletilir, aydınlatılır ve ona "Zifafa giren ve sadece en çok sevdiği kişi tarafından uyandırılan şahıs gibi Mahşer gününe kadar uyumana devam et" denilir. Münafık kişinin mezarına da "Bu adamı alabildiğine sıkıştır" emri verilir. Yer, cendere gibi adamı, kemikleri hurdahaş oluncaya kadar sıkıştırır ve ölü yeniden dirilene kadar böyle işkence görür (Tirmizi, Cenaiz; 70).

Ayrıca bk. Âhiret Haşr, Hesap, Mizan, Kabir Hayatı, Münker ve Nekir maddeleri.

Ahmet ÖZALP


(yok) :: ::

------

İslami Yasama Sanatı

İslam Ahlakı

İslam Ve Yaşantımız

İslam Anayasası

İslamda Temizlik

İslamda Evlilik Ve Aile

Kelimeler & Kavramlar

İslamda Sihir Ve Cinler

Yaşayan Hurafeler

Kıyamet Alametleri

Mezheb,Mezhebler

Cennet Yolu

Şeytan

Osmanlı Tarihi

Selçuklu Tarihi

Dini Hikayeler

Hayatı

Mübarek isimleri

Evlilikleri

Hadisler

Bazı Secme Hadisler

Mucizeleri

Duaları

Asr-ı Saadet

Ehl-i Sünnet Yolu

O Diyarın Sakinleri

Mevlana'dan Kıssalar

Güzel Sözler

Ata Sözleri

Asker Mesajları

Yunus Emre Şiirleri

Mehmet Akif Şiirleri

İbrahim Sadri Şiirleri

Necip Fazıl Şiirleri

Nasreddin H. Fıkraları

Dokunmayın Bacıma

İslamda Kadın

Tesettür

Beslenme Ve Diyet

Bakım Ve Güzellik

Kadın Sağlığı

Kadın Hastalıkları

Gebelik Dönemi

Bebek Bakımı

Bebek Ve Hastalıklar


MySpace Layouts


mansur
yolcugidiyor
sibelizgi
ates64
enigma1xx
evrimyalani
sessizciglik1
sohbetsevenler
tekirdagli
eymer
huseyinizgi1984
sehriramazan
eyrasul
ehlidin
destebasi
porselenprenses
postu
siyasetmerkezi
dinahlakokulu
bilimhaberleri
kanaryaefsanesi
vuslatagecis
cennetulhuri
bulentdemirbas
hakikatburada
furkanmedine

Dini100.Net